Tüketici Hakem Heyeti manevi tazminat talepleri hakkında karar verebilir mi? Bazı mahkemeler bu yetkinin sadece Tüketici Mahkemelerinde olduğunu savunurken, bazıları ise parasal sınır dahilindeki taleplerin hakem heyetlerince görülebileceğini belirtiyordu. Yargıtay kararına konu olayda, Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) arasında çıkan görüş ayrılığı giderilmiştir. Tüketicilerin ayıplı mal veya hizmet nedeniyle uğradıkları manevi zararların tazmini için Tüketici Hakem Heyetlerine başvurup başvuramayacağı tartışmasına son nokta konulmuştur. Yargıtay, talep edilen manevi tazminat miktarının Hakem Heyeti parasal sınırları içerisinde kalması kaydıyla, Tüketici Hakem Heyetlerinin manevi tazminata hükmetmeye görevli ve yetkili olduğuna karar vermiştir.
Karar Bilgileri
| Mahkeme: | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi |
| Esas No: | 2024/3668 |
| Karar No: | 2025/1080 |
| Karar Tarihi: | 24.02.2025 |
| Konu: | Tüketici Hakem Heyetinin manevi tazminat talepleri hakkında karar verme yetkisi ve görev sınırı |
| İlgili Mevzuat: | 6502 Sayılı TKHK m. 15, m. 68 ve m. 73 |
Sorular
- Tüketici Hakem Heyeti manevi tazminat verebilir mi?
- Manevi tazminat için Tüketici Mahkemesine gitmek şart mı?
- Hakem Heyeti sınırı manevi tazminatı kapsar mı?
- Ayıplı hizmet nedeniyle manevi tazminat nasıl istenir?
Karar Metni
| BAŞVURU
Başvuruda bulunan (İstanbul Anadolu 3. Tüketici Mahkemesi) tarafından, tüketiciler tarafından maddi ve manevi tazminat taleplerinin birlikte yapıldığı dosyalar kapsamında Tüketici Hakem Heyetlerinin manevi tazminat talebi hakkında karar verip veremeyecekleri hususunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın giderilmesi için ilgili Yargıtay Hukuk Dairesi nezdinde gerekli başvurunun yapılmak suretiyle uyuşmazlığın giderilmesini teminen anılan Daireler tarafından verilen kesin nitelikteki kararlar bakımından 5235 sayılı Kanun’un 35/3. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Uyuşmazlık, ayıplı hizmet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli davalarda miktar itibariyle Tüketici Hakem Heyetlerinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
- Bölge Adliye Mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35. maddesinde yer alan düzenlemedir.
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) Tanımlar başlıklı 3/k maddesinde; “Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, yine 3/l maddesinde; “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder.
- 6502 sayılı Kanun’un 68/1 maddesine göre; “Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünda bulunan illerde ise iki bin Türk lirası ile üç bin Türk lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.”
- 6502 sayılı Kanun’un Tüketici mahkemeleri başlıklı 73/1. maddesi ise; “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklindedir.
- 6502 sayılı Kanun’un Diğer hükümler başlıklı 83/2. maddesi şöyledir: “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.”
- 6502 sayılı Kanun’un Tüketicinin seçimlik hakları başlıklı 15/1. maddesinde ise; “Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
- Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27.12.2004 tarihli ve 2004/15255 E., 2004/18969 K. sayılı ilamının ilgili kısmı “…dava değerine göre Tüketici Hakem Heyetine başvurunun zorunlu olduğu uyuşmazlıkların tesbitinde, ayıplı hizmet nedeni ile uğranılan manevi zarar bedelinin de dahil edilmesi gerekir…” şeklindedir.
- Yukarıda yer alan Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi içtihatı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; 6502 sayılı Kanun’un 15. maddesinde, tüketicinin ayıplı hizmet nedeniyle talep edebileceği tazminat yönünden ayrım yapılmadığı, ayıplı hizmet halinde tüketicinin maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, talep edilen tazminat miktarlarının Tüketici Hakem Heyetinin parasal sınırı içerisinde bulunması halinde Tüketici Hakem Heyetlerince manevi tazminata da karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeplerle uyuşmazlığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesinin 17.05.2021 tarihli ve 2020/2899 E., 2021/909 K. sayılı kararının gerekçesi açısından genel hatları ile Dairemiz emsal kararlarına da uygun olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan doğrultuda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Maddi ve manevi tazminat istemli Tüketici Hakem Heyetinin parasal sınırı içinde kalan talepler yönünden manevi tazminat bakımından da miktar itibariyle görev sınırı dahilinde olması halinde Tüketici Hakem Heyetinin görevli olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine,
- Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
- Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
|
Yargıtay’ın bu kararı ile “manevi tazminat sadece mahkemeden istenir” şeklindeki yerleşik ancak hatalı uygulama son bulmuştur. Tüketiciler, maruz kaldıkları manevi zararlar için belirlenen sınır rakamlarına kadar Hakem Heyetlerine başvurarak tazminat elde edebileceklerdir.
Tüketici Hakem Heyeti’ne nasıl başvurulur yazısı için tıklayın.
Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)
Tüketici Hakem Heyeti manevi tazminat kararı verebilir mi
Evet. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2024/3668 E. ve 2025/1080 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı uyarınca, talep edilen miktar parasal sınırın altındaysa Tüketici Hakem Heyetleri manevi tazminat kararı vermeye yetkilidir.
Sadece manevi tazminat için Hakem Heyetine başvurulabilir mi?
Evet. Maddi bir zararınız olmasa dahi, ayıplı bir mal veya hizmet nedeniyle yaşadığınız manevi mağduriyetin (üzüntü, yıpranma vb.) tazmini için görev sınırı dahilinde başvuru yapabilirsiniz.
Tüketici Hakem Heyeti manevi tazminat sınırı ne kadardır?
Manevi tazminat için ayrı bir sınır yoktur. O yıl için belirlenen genel Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırı ne ise, maddi ve manevi tazminat taleplerinizin toplamı bu sınırın altında kalmalıdır.
Hakem heyeti manevi tazminat talebimi reddederse ne yapmalıyım?
Manevi tazminat için ayrı bir sınır yoktur. O yıl için belirlenen genel Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırı ne ise, maddi ve manevi tazminat taleplerinizin toplamı bu sınırın altında kalmalıdır.
Manevi tazminat talebi için avukat tutmak zorunlu mu?
Tüketici Hakem Heyetine başvuruda avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak manevi tazminatın gerekçelendirilmesi, hukuki dayanakların sunulması ve sürecin takibi için bir tüketici avukatı ile çalışmak hak kaybı yaşamanızı önleyecektir.