Yazar: Avukat İlyas ÇETİN

"Avukat İlyas Çetin, İzmir Barosu'na kayıtlı serbest avukattır. Hukuki çalışmalarını kurucusu olduğu hukuk bürosu bünyesinde sürdürmekte olup; başta İş Hukuku, Aile Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku, Ceza Hukuku olmak üzere çeşitli hukuk dallarındaki uyuşmazlıklarda dava takibi ve danışmanlık hizmeti vermektedir."

İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksikliği, denetimsizlik veya dikkatsizlik nedeniyle her yıl binlerce çalışan bedensel zarara uğramakta veya hayatını kaybetmektedir. Meydana gelen bu olaylar neticesinde, işçinin veya vefatı halinde yakınlarının maddi ve manevi kayıplarını giderebilmesi için iş kazası tazminat davası açılması gündeme gelir. İş kazası davaları, basit bir alacak veya tazminat talebinden çok daha tekniktir. Dava şartı kuralları, SGK bildirimleri, maluliyet oranının (işgöremezlik) tespiti, aktüerya hesaplamaları (TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant) ve asıl işveren-taşeron müteselsil sorumluluğu gibi çok katmanlı hukuki aşamalar içerir. Bu rehberimizde; iş kazası geçiren bir işçinin veya ailesinin talep edebileceği tazminat kalemlerini, dava öncesi zorunlu prosedürleri,…

Devamını Oku

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının en ağır nedenlerinden biri olan aldatma (zina), Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 161’de mutlak ve özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Zina nedeniyle boşanma davası açıldığında eşin kusurunun ispatlanması halinde, aldatılan eş yüksek miktarda maddi ve manevi tazminat kazanabileceği gibi, mal rejiminden doğan haklarını (artık değer payını) TMK m. 236/2 uyarınca tamamen kendi lehine çevirebilir. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan temel problem, aldatma şüphesinin varlığı değil, bunun hukuka uygun delillerle nasıl ispatlanacağıdır. Eşinizin telefonunu gizlice karıştırmak, casus yazılım yüklemek veya yasadışı ses kaydı almak davanın reddedilmesine ve hakkınızda ceza davası açılmasına neden olabilir. Bu rehberimizde, güncel Yargıtay kararları ışığında zina davasının…

Devamını Oku

Türk Miras Hukukunda geçerli olan külli halefiyet ilkesi uyarınca, mirasbırakanın vefatı ile birlikte tereke bir bütün olarak mirasçılara intikal eder. Bu intikal yalnızca hak ve alacakları değil, murisin tüm borçlarını da kapsar. Dolayısıyla mirasçılar, tereke borçlarından dolayı şahsi malvarlıklarıyla ve müteselsilen sorumlu hale gelirler.Kanun koyucu, mirasçıların bu ağır borç yükü altında ezilmesini önlemek amacıyla Türk Medeni Kanunu bünyesinde mirasın reddi (reddi miras) kurumunu ihdas etmiştir. Uygulamada beklenmedik icra takipleriyle karşılaşmak istemeyen mirasçılar bakımından mirasın reddi davası nasıl açılır konusu ve yasal sürelerin takibi hayati bir önem taşımaktadır. Mevzuatımız mirasın reddini iki temel hukuki zeminde düzenler: Mirasın Gerçek Reddi Nedir? (TMK m. 605/1 ve m.…

Devamını Oku

İş hayatında çalışanların fiziksel ve zihinsel sağlıklarını koruyabilmeleri adına tanınan en temel haklardan biri yıllık ücretli izindir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53 ile 60. maddeleri arasında düzenlenen bu hak, anayasal güvenceye sahip bir dinlenme hakkıdır. Söz konusu alacakların tespiti aşamasında yıllık izin ücreti hesaplama yöntemleri, işçinin kıdem süresi ve son brüt ücreti dikkate alınarak uygulanır. İş ilişkisi devam ettiği sürece yıllık iznin paraya çevrilmesi veya ücretten vazgeçilmesi hukuken mümkün değildir. Ancak iş sözleşmesinin istifa, fesih, emeklilik veya haklı nedenle sonlanması durumunda, hak edilip de kullanılmayan izin günleri nakdi bir alacağa dönüşür. Yıllık İzin Ücreti Hesaplama Yıllık İzin Ücreti Hesaplama Aracı…

Devamını Oku

Kiralayan ve kiracı arasındaki ilişkiler, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Yargıtay’ın güncel içtihatları çerçevesinde sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. İzmir ve çevresinde son dönemde sulh hukuk mahkemeleri ile icra dairelerinin en yoğun mesai harcadığı konuların başında ise ihtiyaç sebebiyle tahliye davası süreçleri gelmektedir. Mülk sahiplerinin yasal haklarını koruyabilmesi ve kiracıların mağduriyet yaşamaması adına, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası şartları ve bu sürecin usul hukuku kurallarına uygun yönetilmesi teknik bir zorunluluktur. İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası Şartları Nelerdir? Bir mülk sahibinin kiracısını ihtiyaç iddiasıyla taşınmazdan çıkarabilmesi için mahkeme huzurunda kanunun aradığı emredici unsurları ispat etmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesidir. İlgili maddeye göre:…

Devamını Oku

Güzellik merkezlerinde uygulanan lazer epilasyon işlemleri neticesinde oluşan yanıklar, hukuki boyutta “ayıplı hizmet” olarak değerlendirilmektedir. Tüketiciler, bu tür hatalı uygulamalar sonucunda hem maddi zararlarının giderilmesini hem de çektikleri acı ve ızdırap nedeniyle lazer epilasyon yanığı manevi tazminat talebinde bulunma hakkına sahiptir. Nitekim bu kararda; Yargıtay 13. Hukuk Dairesi (2015/25300 E., 2017/9533 K.), lazer epilasyon sırasında kolunda 1. ve 2. derece yanıklar oluşan bir tüketicinin davasında kritik bir değerlendirme yapmıştır. Yerel mahkemenin, yanıkların “geçici hasar” olduğu gerekçesiyle reddettiği manevi tazminat talebi, yüksek mahkemece hukuka aykırı bulunmuştur. Sorular Lazer epilasyon sonrası yanık oluşursa ne yapılır? Güzellik merkezi manevi tazminat şartları nelerdir? Tüketici…

Devamını Oku

İzmir’de yürütülen hukuki süreçlerde, adliye birimlerinin farklı lokasyonlarda (Ana Bina, Ek Binalar ve Bölge Adliye Mahkemesi) bulunması nedeniyle vatandaşlar ve hukukçular zaman zaman adres karışıklığı yaşayabilmektedir. Dava açmak, duruşma takibi yapmak veya icra işlemlerini yürütmek isteyenlerin doğru binaya gitmesi zaman kaybını önleyecektir. Bir İzmir Avukatı olarak, müvekkillerimizin ve vatandaşların adli birimlere erişimini kolaylaştırmak amacıyla; İzmir Adliyesi’nin tüm hizmet binalarını, güncel İzmir Adliyesi iletişim bilgilerini ve hangi mahkemenin hangi binada hizmet verdiğini bu rehberde derledik. ⚠️UYARI⚠️Adliye birimlerinin yerleşkeleri, mahkeme iş bölümleri ve santral numaraları;  idari zorunluluklar ve düzenlemeler nedeniyle zaman zaman değişiklik gösterebilmektedir.Mağduriyet yaşamamanız ve zaman kaybetmemeniz adına; işlem yapacağınız güncel…

Devamını Oku

4857 sayılı İş Kanunu, işçi ve işveren ilişkilerini düzenlerken, tarafların iş sözleşmesini sona erdirme haklarını belirli kurallara bağlamıştır. Genel kural olarak belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinde bildirim sürelerine (ihbar önellerine) uyulması gerekse de, kanun koyucu bazı istisnai durumlarda taraflara sözleşmeyi derhal sona erdirme yetkisi tanımıştır. Hukuk sistemimizde bu duruma haklı nedenle fesih adı verilmektedir. Haklı nedenle fesih, iş ilişkisinin sürdürülmesinin taraflardan biri için dürüstlük kuralları gereği beklenemeyecek hale geldiği durumlarda gündeme gelir. İş Kanunu’nun 24. maddesi işçi açısından, 25. maddesi ise işveren açısından haklı nedenle fesih sebeplerini düzenlemektedir. İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı (Madde 24) İşçinin iş sözleşmesini bildirim süresini…

Devamını Oku

Tüketici Hakem Heyeti manevi tazminat talepleri hakkında karar verebilir mi? Bazı mahkemeler bu yetkinin sadece Tüketici Mahkemelerinde olduğunu savunurken, bazıları ise parasal sınır dahilindeki taleplerin hakem heyetlerince görülebileceğini belirtiyordu. Yargıtay kararına konu olayda, Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) arasında çıkan görüş ayrılığı giderilmiştir. Tüketicilerin ayıplı mal veya hizmet nedeniyle uğradıkları manevi zararların tazmini için Tüketici Hakem Heyetlerine başvurup başvuramayacağı tartışmasına son nokta konulmuştur. Yargıtay, talep edilen manevi tazminat miktarının Hakem Heyeti parasal sınırları içerisinde kalması kaydıyla, Tüketici Hakem Heyetlerinin manevi tazminata hükmetmeye görevli ve yetkili olduğuna karar vermiştir. Sorular Tüketici Hakem Heyeti manevi tazminat verebilir mi? Manevi tazminat için Tüketici Mahkemesine…

Devamını Oku

2026 Yılında Noterlik Ücreti: Hangi İşlemler İçin Ne Kadar Ücret Ödenir? Noter ücretleri, her sene Türkiye Noterler Birliği’nin görüşü alındıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir tarife ile tespit olunur. 2026 yılı itibariyle Noter Ücretleri şöyledir: Noter 2. El Araç Satış Ücreti 2026 2026 yılında noter üzerinden yapılan ikinci el araç satışlarında ödenecek ücretler iki ana kalemden oluşur: Noter Araç Devir (Hizmet) Ücreti Noterin satış işlemi için aldığı sabit hizmet bedelidir.2026 yılı için yaklaşık 1.870 – 1.970 TL civarındadır. Satış Bedeli Üzerinden Noter Harcı Araç satış bedeli üzerinden binde 2 (%0,2) oranında harç alınır.Bu harç asgari 1.000 TL’dir; hesaplanan tutar…

Devamını Oku